Topuk dikeni ile plantar fasiit aynı şey mi?
Halk arasında topuk dikeni denilen ağrının asıl kaynağı çoğu zaman plantar fasiit (ayak tabanındaki kalın bağ dokusunun topuğa yapıştığı yerdeki iltihap ve yıpranma) olur. Plantar fasya, ayak kemerini taşıyan bir yay gibi çalışır ve tekrarlayan yüklenmeyle zorlanır.
Topuk dikeni ise röntgende görülen, topuk kemiğinden uzanan küçük bir kemik çıkıntısıdır. Ağrısı olmayan birçok kişide de bulunur; ağrısı olan birçok kişide ise hiç görülmez. Bu yüzden tedaviyi dikenin kendisine değil, ağrıyan dokuya yönlendiriyoruz.
Belirtiler ve kimlerde sık?
Sabah ilk adımlarda ve uzun oturduktan sonra kalkınca ağrı tipiktir; birkaç adımdan sonra hafifler, gün sonunda yeniden artabilir. Fazla kilo, uzun süre ayakta çalışmak, sert zeminde koşu, düz taban, sıkı baldır kasları ve destek vermeyen ayakkabılar riski artırır.
Topuk ağrısı her zaman plantar fasiitten kaynaklanmaz. Aşil tendonu sorunları, topuk kemiğinde stres kırığı, tarsal tünelde sinir sıkışması ya da romatizmal hastalıklar da benzer şikâyetlere yol açabilir. Bu nedenle tedaviden önce muayene ve ultrasonla ağrının kaynağını netleştiriyoruz.
İlk basamak: ayakkabı, tabanlık, germe
Bu önlemlerle birçok hastada haftalar ve aylar içinde rahatlama sağlanabilir. Önemli olan, bunların düzenli uygulanmasıdır; fizyoterapistimiz egzersizleri doğru yapmanız için size eşlik eder.
- Topuğu yumuşak ve kemer desteği olan ayakkabı giymek; evde de çıplak ayakla dolaşmamak
- Silikon topukluk ya da kişiye uygun tabanlık kullanmak
- Baldır ve ayak tabanı germe egzersizleri (sabah yataktan kalkmadan önce de)
- Gerekirse gece ateli, kilo kontrolü ve kısa süreli ağrı kesici
Yetmediğinde: enjeksiyon ve radyofrekans
Bu önlemlere rağmen ağrı sürüyorsa ultrason eşliğinde plantar fasya çevresine lokal anestezik ve kortizon enjeksiyonu yapabiliriz. Kortizonu sınırlı sayıda kullanıyoruz, çünkü topuk yastığında incelme ve fasyada yırtılma riski vardır. Uygun hastalarda PRP (kendi kanınızdan hazırlanan plazma) de bir seçenektir.
Enjeksiyondan fayda görmeyen ya da ağrısı tekrarlayan hastalarda radyofrekans uyguluyoruz. Ultrasonla topuktan ağrıyı taşıyan küçük sinir dallarını (medial kalkaneal sinir ve Baxter siniri dalları) ve fasyanın ağrılı yapışma bölgesini görerek iğneyle tedavi ediyoruz. Amaç, ağrıyı uzun süreli azaltarak egzersizi ve günlük yürüyüşü kolaylaştırmaktır.
Topuk dikeni tedavisinde ağrı kontrolü: önce bölgeyi uyuşturuyoruz
Topuk derisi ve topuk yastığı vücudun en hassas bölgelerinden biridir; bu yüzden topuğa doğrudan yapılan iğneler genellikle çok ağrılıdır. Birçok hasta tedaviden bu nedenle çekinir.
Biz işleme başlamadan önce topuğa his taşıyan sinirleri, ayak bileğinin iç yanından, ultrason eşliğinde ince bir iğneyle uyuşturuyoruz (sinir bloğu). Bu iğne topuğa yapılan iğnelere göre çok daha az hissedilir. Birkaç dakika içinde topuk uyuşur; enjeksiyon ya da radyofrekans uygulamasını ancak bundan sonra yapıyoruz.
Böylece topuk dikeni tedavisi sırasında ağrı hissetmemeniz amaçlanır. Topuktaki uyuşukluk birkaç saat sürebilir; bu sürede dikkatli yürümenizi ve araç kullanmamanızı öneririz.

Neden ultrason eşliğinde?
Ultrason, fasyanın kalınlaşmasını ve ağrıyan noktayı gösterir; iğneyi topuk yastığının içine değil, hedef dokuya yönlendirmemizi sağlar. Tanıyı da destekler: topuk ağrısına yol açabilen tendon, sinir sıkışması ya da kemik sorunlarını ayırt etmeye yardımcı olur.

İşlem günü
Öncesinde aç kalmanız gerekmez. Rahat, topuğu destekleyen ayakkabınızla gelmenizi öneririz. Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız önceden bildirin.
İşlem yüzüstü ya da yan yatarken yapılır. Önce ayak bileğinin iç yanından, ultrason eşliğinde topuğa giden sinirler uyuşturulur. Topuk uyuştuktan sonra enjeksiyon ya da radyofrekans uygulanır; bu sırada ağrı hissetmemeniz amaçlanır. İşlemden sonra yürüyerek evinize dönebilirsiniz. Uyuşukluk geçene kadar dikkatli yürümenizi ve araç kullanmamanızı, birkaç gün de uzun yürüyüş ve koşudan kaçınmanızı öneririz.
Riskler ve olası yan etkiler
24–48 saat süren geçici ağrı artışı, morarma ve topuğun iç yanında his değişikliği olabilir. Enfeksiyon, kanama ve sinir hasarı nadir risklerdir. Kortizon enjeksiyonunda topuk yastığında incelme ve fasya yırtığı riski bulunur.
Sonrasında egzersiz ve kontrol
Radyofrekans ya da enjeksiyon, germe egzersizlerinin yerini almaz. Kontrolde ağrınızı ve yürüyüşünüzü değerlendirip egzersiz ve tabanlık planını sürdürüyoruz. Çok nadiren, tüm bu tedavilere yanıt vermeyen hastalarda cerrahi seçenek konuşulabilir.
Gözden geçiren: Op. Dr. Enis Gürsel, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı · Son güncelleme: 22 Ekim 2026
